Yazı Detayı
03 Aralık 2017 - Pazar 07:34
 
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
Yusuf KAPLAN
 
 

Üzerimize gelen küresel saldırının ne kadar farkındayız, bilmiyorum. 

 

Türkiye’ye karşı küresel bir saldırı var. 

 

Bu meseleye, partiler açısından, partilerin çıkarları açısından bakamayız

 

Türkiye’ye küresel bir saldırının olduğu bir zaman diliminde, parti çıkarlarını öne çıkarmak, daha da kötüsü, bu meseleyi, Türkiye’yi vurmaya dönük çıkarperest, fırsatperest iğrenç bir siyasete dönüştürmek, buradan siyasî rant devşirmek bu ülkeye ihanettir.

 

MESELE, RÜŞVET MESELESİ DEĞİL! BASÎRET LÜTFEN!

 

Bu ülkedeki herkes de, her kesim de çok iyi biliyor ki, ABD’deki dava, rüşvet davası filan değildir. 

 

Rüşvete bulaşanlar, görevlerini kişisel çıkarları için kötüye kullananlar, suistimal etmeye kalkışanlar, dolayısıyla ülkenin altını oyanlar mutlaka hak ettikleri cezaya çarptırılmalı elbette. 

 

Bir müslüman olarak rüşveti savunacak bir konuma düşmekten Allah’a sığınırım. Rüşvet lanetlenmiştir çünkü. Rüşvet alan da, veren de lanetli bir türdür.

 

Bu mesele enine boyuna araştırılmalı, suçları sabit olanlar olursa, en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

 

Ama müslüman basiret sahibidir. Mesele aslâ rüşvet meselesi değildir. Mesele Türkiye’nin yargılanmasıdır.

 

ABD, TÜRKİYE’Yİ YARGILAYAMAZ! ABD YARGILANMALI ÖNCELİKLE!

 

Hollanda, Almanya, Sudan, Çin, Hindistan hatta İran Amerika’nın ambargosunu kaç defa deldi ama hiçbirini ABD’de yargılamayı düşünmedi Amerikan yönetimi.

 

Sadece bu gerçek bile, ABD’deki davanın, Türkiye’nin yargılanması için icat edilen düzmece bir dava olduğunu görmek için yeterlidir.

 

Mesele, küresel sistemin haksız ve hukuksuz uygulamalarına, hatta mantığına dikkat çeken, zaman zaman, “dünya beşten büyüktür” diyerek bu haksız ve hukuksuz sisteme meydan okuyan Türkiye’nin hizaya getirilmesidir.

 

O yüzden ABD’de kurulan mahkeme, Türkiye’yi yargılamak ve cezalandırmak üzere kurulmuş, kurmaca, düzmece bir engizisyon mahkemesidir.

 

ABD, Türkiye’yi yargılayamaz!  

 

Buna göz yumulamaz. 

 

Türkiye’nin yargılanmasına ve cezalandırılmasına sessiz kalınamaz. 

 

Eğer dünyada yargılanacak bir ülke varsa, o da, öncelikle ABD’nin kendisidir: Hiroşima’yı, Nagazaki’yi bir kaç saniyede kimyasal toz bulutuna çeviren, dünyada istediği yeri işgal eden, istediği lideri deviren, Latin Amerika ülkelerinin burnundan getiren, her yerde darbe üstüne darbe yapmaktan çekinmeyen ABD yargılanmalıdır.

 

YÜZYIL ÖNCEKİ KURTLAR SOFRASI KURULDU!

 

Yüzyıl önceki Kurtlar Sofrası yeniden kuruldu: Türkiye’nin durdurulması, içerden ve dışardan kuşatılması ve vurulması için bütün planlar, tezgâhlar ve kumpaslar yürürlüğe konuldu...

 

Türkiye’ye karşı çok yönlü asimetrik bir savaş var.

 

Küresel sistemin lordları şer güçler ve palyaçoları şer-şirret, fitne-fesat şebek-e-ler, el ele vererek Türkiye’ye diz çöktürme savaşı veriyorlar!

 

Gezi’de denediler... 

 

17-25 Aralık’ta denediler... 

 

En son 15 Temmuz’da denediler. 

 

Ama Türkiye’ye diz çöktüremediler.

 

15 Temmuz’da askerî darbeyle yapamadıklarını, şimdi ABD’de yürütülen siyasî yargı darbesiyleve ekonomik darbeyle yapmak istiyorlar.

 

Türkiye’ye karşı kartları açık oynamaya başladılar!

 

Üç alandan saldıracaklar:

 

1- Ekonomik saldırı/ambargo...

 

2- Siyasî ve sosyal kaos çıkarmak...

 

3- Terör saldırısı ve/veya askerî saldırı...

 

Dikkatli olmak, kenetlenmek ve dik durmak zorundayız.

 

KÜRESEL SİSTEM, TÜRKİYE’YLE NEDEN SAVAŞIYOR PEKİ?

 

Önceki yazıda da dikkat çekmiştim: Küresel sistem, Türkiye’yle savaşıyor, diye.

 

İzi sürülmesi ve cevabı verilmesi gereken hayatî soru şu burada: Küresel sistem, neden Türkiye’yle savaşıyor, peki?

 

Türkiye, yüzyıllık yakın tarihinde Anadolu yarımadasına hapsolan bakışını, akışını ve açısını, ilk defa medeniyet coğrafyasına genişleten, yayan, ulaşan stratejiler geliştirdi.

 

Türkiye’nin Batı’ya körkütük bağımlı eksenini çeşitlendirdi: Rusya’ya, Çin’e, Afrika’ya hatta Latin Amerika’ya açılmaya başladı.

 

Bütün bunlar ne anlam ifade ediyor, neyi gösteriyor?

 

Bütün bunlar, Türkiye’nin tarihî derinliğini, köklü medeniyet tecrübesini aktüel hâle getirme, insanlığa adaletin, hakkaniyetin ve barışın hâkim olacağı bir dünyanın yegâne kurucu aktörünün dün olduğu gibi yarın da Türkiye olacağını gösteriyor.

 

Biz, ister kabul edelim, ister reddedelim, şaşmaz gerçek şu: Türkiye, Türkiye’den ibaret değildir ve Türkiye, Türkiye’den daha fazla bir yerdir.

 

Batılılar bu yakıcı gerçeği çok iyi biliyorlar: Bir gün, Türkiye’nin, toparlanıp ayağa kalkabileceğini, mazlum dünyayı toparlayabileceğini, adaletin, hakkaniyetin ve sulhün hâkim olacağı yeni bir dünya kurmaya soyunabileceğini çok iyi biliyorlar.

 

TÜRKİYE, YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ TERKEDERSE...

 

Türkiye böylesi bir yükümlülükten kaçamaz. Kaçarsa, taşıdığı yükün altında ezilir. 

 

Küresel kapitalist sistem, dünyayı cehenneme çevirdi. 

 

Yeni bir dünya kurulacak ve yeni bir dünyanın kurulmasında Türkiye kurucu kilit rol oynayacak.

 

Burada haklı olarak sorulması gereken soru şu: İyi de, Türkiye buna hazır mı?

 

Elbette tam olarak hazır değil ama hazırlanıyor: Henüz katedeceğimiz çok mesafe var ama Türkiye, geri dönüşü olmayan bir yola girdi artık.

 

O yüzden Türkiye için “engizisyon mahkemesi” kurdular! Türkiye’ye diz çöktürmek için düzmece bir mahkeme, iğrenç bir kumpas bu!

 

Ne olursa olsun, Türkiye’ye diz çöktüremeyecekler!

 

Yine de her şeye rağmen bir yandan tuzaklara karşı dikkatli olmak öte yandan da kısa, orta ve uzun vadeli büyük projelerle her alanda büyük atılımlar yapmak zorundayız. 

 

Vesselâm.

 
Etiketler: Türkiye’ye, diz, çöktürmek, için, “engizisyon, mahkemesi”, kurdular!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
16 Kasım 2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
17 Temmuz 2017
Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi…
10 Temmuz 2017
Beşinci Cumhuriyet’e doğru…
30 Haziran 2017
İnsanlığın dekadansla ölüm dansı, çıkış yolu ve Türkiye’nin rolü
12 Haziran 2017
92 yaşındaki âlim Karadavi’yi terörist ilan etmek için çıldırmış olmak gerek!
09 Haziran 2017
Devletleri ve bütün İslâmî hareketleri yok etmek istiyorlar!
22 Mayıs 2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
21 Mayıs 2017
10 yılda 100 yılın tohumları ekilmeli...
03 Nisan 2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
31 Mart 2017
Üç ayların arındırıcı mânâ iklimi, diriltici bahar mevsimi...
27 Mart 2017
Önümüzü açacak öncü kuşak için 100 Kitaplık Okuma Listesi-2. Aşama
20 Mart 2017
Ruh atılımının yapı-taşlarını döşemeden aslâ!
13 Mart 2017
Avrupa’nın maskesi düştü: Şimdi toparlanma vakti...
26 Aralık 2016
Twitter savaşları ç/ağı: Mutlak Sahte’nin hükümranlığı
19 Aralık 2016
İran durdurulmalı ama İran’ın mezhepçilik tuzağına düşmeden...
16 Aralık 2016
Türkiye, mazlumların umudu: İşte Batılıların korkusu bu!
05 Aralık 2016
Taban’sız, kök’süz bir yolculuk talan’la ve yıkım’la sonuçlanır...
02 Aralık 2016
İki asırlık zillet bitecek, izzet süreci başlayacak...
28 Kasım 2016
Türkiye neresi, Avrupa nereye düşer?
25 Kasım 2016
Dik duracağız ama teyakkuzu elden bırakmayacağız!
21 Kasım 2016
Ne’yi yitirdiğini hatırla ey insan!
18 Kasım 2016
İnsanlığın en büyük sorunu: Batı saldırısı ve zihinleri istilâsı
14 Kasım 2016
Amerika’nın gücü: Üniversite, Sistem, Kilise ve hepsine vaziyet eden Yahudi Gücü!
13 Kasım 2016
Amerika: İnsanlığın başına gelmiş en büyük ontolojik felâket!
06 Kasım 2016
Ehl-i Sünnet Omurga’yı koruyabilirsek önümüzde kimse duramaz
31 Ekim 2016
Peygambersiz din, “biter”!
24 Ekim 2016
DAEŞ’i boşverin; İngilizlerin yüzyıllık büyük “dans”ına bakın!
23 Ekim 2016
Önümüzü açacak öncü kuşaklar olmadan aslâ!
17 Ekim 2016
Dimdik duracağız ama tuzaklara karşı da dikkatli olacağız!
10 Ekim 2016
Üçüncü Dünya Savaşı çoktan başladı bile!
07 Ekim 2016
Eğitimde çıkış yolu: Pergel metaforu
03 Ekim 2016
Ben de FETÖcüysem, bu ülkede FETÖcü olmayan yok demektir!
30 Eylül 2016
Ezberler çöpe: Lozan, bizim ölüm fermanımızdı!
26 Eylül 2016
İnsansız Şehir ve Şehirsiz İnsan’la nereye kadar?
23 Eylül 2016
Erdemin kanatlarında yükselir insan her dem...
19 Eylül 2016
İngilizlerin 2 asırlık projeleri: İslâm’sız Dünya ve “İslâm”sız İslâm
18 Eylül 2016
Türkiye’ye niçin saldırıyorlar ve nasıl püskürtebiliriz?
16 Eylül 2016
Duyarsızlığın ve saygısızlığın bu kadarına da “pes!”
08 Temmuz 2016
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye kurucu rol oynayacak...
03 Temmuz 2016
Türkiye düşerse, umut biter... Denge stratejisi şart!
02 Temmuz 2016
İngilizlerin iki asırlık oyunlarının merkezinde neden Türkiye var?
28 Haziran 2016
Küresel sistemde İngiliz-Yahudi kapışması!
Haber Yazılımı