Yazı Detayı
18 Kasım 2017 - Cumartesi 15:57
 
İhanetin tablosu
Ergün DİLER
 
 
İçeride medyaya bakınca TERSTENVURUŞLARLA gelindiğini görüyorum. Bazı televizyonlar RIZA SARRAF DOSYASIüzerinden savunma amaçlı saldırıya geçmiş durumdalar! Yani Türkiye'nin yanında gibi görünüp karşı tarafın hanesine işlenecek hareketler yapıyorlar. Ortada garip bir AĞ var! Çok uzaklardan başlıyor, İstanbul'a kadar ilerliyor. Emir-komuta nasıl, bilemiyorum! Ama sistematik bir hareket tarzı ile karşı karşıya olduğumuz kesin. Rıza Sarraf olayına da böyle bakın! Amaç Türkiye içinde operasyon yapmak ve sonuç almak. DOSYALARDA kim var kim yok, bilmiyoruz. Nasıl iddialarla gelecekler, bilmiyoruz. Ama bir şeyi biliyoruz! Bu davanın kararı 17 ARALIK'ta verilecek! Zaten bu da arkadaki aklın kim olduğuna ilişkin önemli ipuçları vermekte... Buradaki operasyon ABD'ye taşındı ve oradan sonuç almak için gelecekler... Bu kez sadece polisiye ataklarla değil! Ekonomik enstrümanları çok fazla kullanarak! Büyük ihtimal arkadan da terör gelecektir... Bunlar benim yorumum! Bir de başkalarının yorumu var... Açalım biraz isterseniz... Daha önce de manşetlere taşınmış olan Hudson Enstitüsü, 23 Ekim'de Washington'da bir konferans organize etti... Toplantıya katılanlar ABD'nin dış politika konusunda en önemli isimleriydi. Her zaman her yerde konuşacak kişiler değildi. CIA eski Direktörü Leon Panetta ve David Petraeus ile Trump'ın akıl hocası Steve Bannon... Bu 3 özel ismi bir araya getirmek çok ciddi bir iştir. Önemli bir masa kuruldu ve merkezinde TÜRKİYE'nin olduğu düşünceler, planlar havada uçuştu! Leon Panetta ve David Petraeus, aynı dili kullandı. Katar'ın çok güçlü bir ülke olduğunu, birlikte hareket ettiği Türkiye'ye de büyük güç kazandırdığını anlattılar. Panetta ve Petraeus Katar'a operasyon yapılmasının önemine dikkat çekerken Türkiye'nin de boş bırakılmaması konusunda uyarılar yaptılar. Panetta ve Petraeus, hala CIA'de ve Pentagon'da saygı görür. Fikirleri güçlüdür ve dikkate alınır. Panetta ve Petraeus, Ekim ayının ilk günlerinde Pentagon'a davet edildi. Kimselerin bilmediği bu davette, "Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinin azaltılması için ne gibi adımların atılması gerekir?" diye soruldu. Petraeus, "Türkiye, Ortadoğu'nun Müslüman yapısı nedeniyle her zaman etkindir. Bunu biliyoruz. Türkiye'yi Müslüman ülkeler arasından dışarıya atacak adımlar gerekiyor. Arabistan ve Katar burada çok önemli. Türkiye, Katar'la tahmin edilemeyen boyutlarda bir yakınlık içinde. Eğer Türkiye Katar'la ilişkilerini sıcak tutmaya devam ederse, bu bizim için büyük bir sorun olur. Katar'ı köşeye sıkıştırıp, Türkiye'den uzaklaştırmalıyız. Çünkü Türkiye'ye, "Katar'dan uzak durun" şeklinde bir baskı yapmamız imkansız. Ancak Katar'a bu uygulanabilir. Arabistan ise, Türkiye'den kopma işaretleri vermekte. Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olan bazı prensler var. Bunları oyun dışına ittiğimiz anda, Türkiye Arabistan'dan kopacaktır" dedi. Ne zaman? EKİM ayının ilk günlerinde... Panetta da aynı ifadeleri kullandı: "Türkiye'yi bölgede etkisiz hale getirmek istiyorsanız, Suudi Arabistan Kralı Selman'la arasını açmalısınız. Ancak Selman, Türkiye için olumsuz bir görüşe sahip değil. Katar operasyonu bu nedenle iyi oldu. Arabistan ve Türkiye karşı karşıya geldi. Suud ailesinde Türkiye ile ilişkileri güçlendirmek isteyenler bloke edilmeli. Veliaht Prens Muhammed bin Nayif, ABD ile yakın ilişkiler içinde gibi görünse de gerçek böyle değil. Türkiye ile Suudi Arabistan'ı daha da yakınlaştırmak istiyor. Onun görevden alınması bizim için çok önemli. Bununla birlikte Suud ailesinde bize karşı duran bazı isimlerin servetlerine el konulmalı..." İki önemli isim bunları söyledi... EKİM ayının başlarında... Yaklaşık 1 ay sonra da Suudi Arabistan'da prenslere operasyon yapıldı. Şimdi Türkiye, Arabistan'la artık ortak bir noktada buluşamaz. Katar konusunda da baskıların artacağı döneme girildi. Katar'ın uluslararası para transferlerinde ambargonun yaşanacağı dönem başladı ya da başlamak üzere... Amaç Katar'ı düşünmeye itmek! Ancak Katar'ı köşeye sıkıştırmak isterken pençe de yiyebilirsiniz. ABD bunun farkında ve o nedenle adımlarını Körfez ülkeleri üzerinden atıyor. Panetta, YPG operasyonundan önce Türkiye'ye ekonomik yaptırımların daha uygun seçenek olduğunu düşünüyor. ABD de hem Petraeus'un hem de Panetta'nın açıklamalarını dikkate alıyor. Trump'ı yönlendiren Bannon ise artık uzakta gibi görünse de fikirleri hala geçerli. Türkiye'nin tehlikeli olduğundan söz ediyor. Zaten kim ABD çıkarlarının karşısındaysa o tehlikelidir! Bunu bilmeyen yok sanırım... İran ve Katar'la ilgili açıklamaları Petraeus ve Panetta ile kopya gibi. Bannon, silahın gücüyle çok daha aktif olunacağı fikrini benimsediği için Türkiye'ye operasyonun YPG üzerinden yapılmasını istiyor. Çünkü YPG ile başlayacak kaosun bölgede İran'ı da zor durumda bırakacağına inanıyor. YPG'nin Türkiye'den sonra ikinci hedefi Bağdat merkez olacak. ABD, Mesut Barzani'ye referandumu yaptırarak Bağdat'ın gücünü test etti. Korkak bir atak sergileyen Bağdat, Peşmerge ile birleşecek olan YPG'nin saldırıları karşısında etkisiz kalacak. Ağır kayıplar veren Bağdat merkez de İngiltere ekseninden çıkıp İran'ı pas geçerek ABD'ye yakınlaşmaya başlayacak. Eldeki verilerle vardıkları sonuç bu! Planları da bu! Referandum planı yüzde 1000, hatta yüzde10000 başarılı bir şekilde ilerliyor. Amaçları hem KUZEY'leri birleştirmek hem Türkiye'nin bu oluşuma karşı çıkışını budamaktı! Bunu yaptıklarına inanıyorlar. Hem de büyük başarıyla... Konuştukları bu! Zaman her şeyi gösterecektir... Unutmayın burasıORTADOĞU... 24 saat bazen bir ömür gibidir. Çok uzundur! Neyse... Daha önce de defalarca yazdım. ABD, Türkiye'ye ekonomik bir darbe ile çullanmak istiyor. Eğer bunda sonuç alınamazsa doğrudan saldırı planına başvuracaklar. Bu da bölgede büyük kayıplara neden olur. Çünkü ekonomik yaptırımların çok ama çok etkili olması gerekiyor ki YPGsaldırılarından sonuç alınabilsin! Yani PARA veSİLAHI bize karşı kullanacaklar. Niyetleri, planları bu! GLADYO'nun bütün planları ile hareket geçme kararı verdiler! YALNIZ! Erdoğan'ın bölgede bazı bilinmeyen adımları var. Washington bu konuda bir hayli rahatsız. Çünkü Erdoğan, bölge için hala çok güçlü bir figür. ABD'nin Erdoğan'a karşı hayata geçirdiği ani atakların yüzde 20'sini uyguladığı birçok lider şu anda siyaset yapamıyor. Ancak Erdoğan hala güçlü ve hala çok etkin. Ve giderek de güçleniyor! Güçlenecek de! Geçmişte birkaç milyar dolarla Türkiye'de iktidarları değiştiren ABD, 100 milyar dolara yakın para kaybetmesine rağmen hala Erdoğan'sız bir TÜRKİYE fotoğrafına ulaşamadı. Attıkları her adımda karşılarına ERDOĞANdikildi! Kaçamadılar! Kaçsalar da yakalandılar! 15 Temmuz darbe girişiminin tüm parası, ABDile yakın ilişkiler içinde olan işadamları tarafından sağlandı. Bu para o işadamlarına Amerikan kredisi olarak verildi. Bu işi yöneten Türk işadamı ise Osman Hamdi Bey'in "..........." adlı tablosuna sahip olan kişiydi. Bu tablo, son 20 yıl içinde 4-5 kez el değiştirdi. Tablo kimdeyse, Amerika'nın Ankara Büyükelçisi'nin Türkiye'deki eş büyükelçisi de odur. PARA ve SİLAHLA geleceklerini yazıyorum. Bilelim diye... Sonuç alacakları yok. Alamazlar da... Ama karşımızdakilerin ne yaptığının bilinmesi gerekiyor! Uyanık olmamız gereken zaman diliminden geçiyoruz... NOT: BBC, Rakka'da ABD'nin YPG ve DEAŞ ile ortaklığını meydana çıkardı. Büyük, hem de çok büyük haberdi! Ancak DÜNYA MEDYASI buna sessiz kaldı! Garip değil mi? Rothschild ailesi neden yayınlara izin vermedi? Bilen var mı?
 
Etiketler: İhanetin, tablosu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Kasım 2017
Rakka savaşı!
20 Temmuz 2017
Olağanüstü hal!
19 Temmuz 2017
Türk çağı
16 Temmuz 2017
Varlık meselesi
14 Temmuz 2017
Nevada savaşı
13 Temmuz 2017
Petrol fırtınası
22 Haziran 2017
ABD yürüyor!
20 Haziran 2017
Misilleme!
15 Haziran 2017
Kritik zirve
14 Haziran 2017
Katar düğümü
13 Haziran 2017
Körfez ateşi
09 Haziran 2017
Körfez’deyiz
08 Haziran 2017
Katar oyunu.
07 Haziran 2017
Çölde av!
06 Haziran 2017
Kılıç dansı
03 Haziran 2017
Kriptolar savaşı
01 Haziran 2017
İpek Yolu Savaşı
31 Mayıs 2017
Arap NATO
30 Mayıs 2017
Siber savaş
26 Mayıs 2017
ABD’nin B Planı
06 Nisan 2017
Tehlikeli oyun
05 Nisan 2017
Kürt kartı
04 Nisan 2017
Ni-ÇİN
31 Mart 2017
Dehşet dengesi
29 Mart 2017
AB’nin çırpınışı
28 Mart 2017
İncirlik sorunu
23 Mart 2017
3. Havalimanı korkusu.
15 Mart 2017
Rüyanın sonu
28 Aralık 2016
Teknolojik suikast!
23 Aralık 2016
Kan ittifakı
22 Aralık 2016
Parmak izi!.
16 Aralık 2016
Canımıza TAK etti.
14 Aralık 2016
TAK operasyonu.
10 Aralık 2016
Pilotaj hatası.
08 Aralık 2016
Danışman.
02 Aralık 2016
Dolar savaşı.
25 Kasım 2016
Yakından kumandalı bomba.
24 Kasım 2016
Asıl şifre 2 dolar.
23 Kasım 2016
Hepsi West Point’ten.
16 Kasım 2016
İttifak kaybetti.
10 Kasım 2016
Büyük dönüşüm.
09 Kasım 2016
Sıraya girdiler.
03 Kasım 2016
Kim saklıyor!.
01 Kasım 2016
Fuller bilmecesi.
21 Ekim 2016
İçerde-Dışarda.
20 Ekim 2016
Büyük uyanış.
19 Ekim 2016
Misak-ı Milli.
14 Ekim 2016
Özel toplantı.
13 Ekim 2016
Çare sizsiniz.
12 Ekim 2016
Terörist kürsüsü.
07 Ekim 2016
Adil Öksüz Hangar’da!.
04 Ekim 2016
Bilek güreşi.
30 Eylül 2016
Penn’in ormanı!.
29 Eylül 2016
Darbenin şifresi.
28 Eylül 2016
NATO!.
24 Eylül 2016
FETÖ nadasa..
23 Eylül 2016
Sinsi plan..
22 Eylül 2016
Dağdaki elçi..
21 Eylül 2016
Ortaklar saldırıyor..
20 Eylül 2016
Kanada yolcusu..
19 Eylül 2016
Hangi yapı
18 Eylül 2016
Kavga bitmedi..
Haber Yazılımı