Yazı Detayı
08 Kasım 2016 - Salı 09:03
 
Cumhurbaşkanımız Fetö'ye Karşı Satranç'ı Kuralına Göre Oynadı (1)
Mehmet POYRAZ
mehmetpoyraz955@gmail.com
 
 

Değerli Dostlar !

Bu gün sizlerle 2009 yılında İngiltere'den başka bir ülkeye seyahat ederken uçakta tanıştığım bir iş adamı ile aramda geçen diyaloğu aktararak yazıma başlayacağım..
Uçakta yan yana oturduğumuz iş adamı ile kısaca tanıştıktan sonra iş adamına sordum ne iş yapıyorsunuz..
İş adamı yaptığı işleri anlattı..
Sonra kendisine sordum yurt dışına nasıl açıldınız diye..
O da daha önce Anadolu'da küçük bir esnaf iken bir arkadaşının vasıtası ile bir gün sohbete diye Fethullah Gülen'in evlerinden birine gittiklerini söyledi..
"O gün gittiğimde normal bir cemaat evi gibiydi." dedi..
"Daha sonraları yine uzun yıllardır onların içinde olan arkadaşımın ısrarlarıyla gitmeye devam ettim ve bir müddet sonra bana birbirleriyle müslümanların ortak çalışması gerektiğini söylediler beni yurt dışına açabileceklerini büyük iş bağlantıları kurabileceklerini söylediler..
Bende memnuniyetle kabul ettim." dedi..
"Bir anda beni çok hızlı büyüttüler..
Yurt dışına açtılar..
Büyük iş bağlantıları kurdular..
Sonrasında kazancımın çoğalmasıyla birlikte kazancımın % 70'ni himmet adı altında vermem gerektiğini herkesin bu şekilde yaptığını söylediler". dedi..
Kendisi buna itiraz edince tüm iş bağlantılarının iptal edileceği söylenmiş..
Mecbur kalmış kabul etmiş.. "Kardeşim öyle bir çıkmazın içindeyim ki Allah rızası için gittiğim bir sohbet sonrası devamında beni öğle bir sarmalın içine aldılar ki, öğle şeyler gördüm ki içlerinde artık kendim den de onlar dan da tiksiniyorum..
Ama maalesef çıkamam içlerinden, çıkmaya kalksam bir ceketimle ortada bırakırlar beni, çoluğuma çocuğuma bakamam, biterim. Bunları ilk defa sana anlatıyorum bir daha seni hiç görmeyeceğim belki de o yüzden sana içimi döküyorum" dedi..
Sonra bana sordu siz hiç gittiniz mi bu cemaatin sohbetlerine, evlerine dedi..
Bende kendisine hayır, asla dedim..
Neden diye sordu..
Bize Erbakan hocamızın 1990'lı yıllarda Fethullah Gülen ile ilgili söylediklerinden dolayı hep uzak durduk dedim..
Ne söyledi diye sordu..
Erbakan Hocamız Fethullah Gülen'in İsrail'in Amerika'nın hoşuna gidecek etkisiz müslüman tipi oluşturduğunu, Gerçek samimi İslam Toplumunun oluşmasının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söylediğini söyledim..
İşadamı sustu kaldı..
Yine o an aklıma gelen 1990'ların başında Rh. Babamın oğlum Fethullah Gülen Amerikan Ajanıdır sözünü de hiç aklımdan çıkarmam dedim..
O yüzden hep uzak durduğumu bahsettim..
Sonra kendisine şunu söyledim..
"Siz kendinizi artık tiksiniyorum dediğiniz bu topluluğa menfaat uğruna satmışsınız" dedim..
"Cemaat diyorsunuz nasıl bir cemaat ki bu Amerika'dan yönetiliyor..
28 Şubat sonrası Amerika'ya neden kaçtı?
Neden dönmüyor hala ülkesine?
Said Nursi Hz'leri, Erbakan Hocamız Kaçtı mı?
Neden Allah'ın örtünme ayeti olduğu halde Baş örtüsü teferruattır diyor..
Papa ile birlikte dinler arası diyalog diye dinimizi deforme etmeye, Müslümanları batının istediği müslüman tipine dönüştürmeye çalışıyor..
Nedense hep Batı'ya şirin gözükmenin derdinde..
Biz müslümanlar asla böyle yanlışlıkların içinde olamayız..
Sizi haraca bağlamışlar, sizde ikbal derdiyle sesinizi çıkaramıyorsunuz..
Bu şekilde sizin aklınızı, fikrinizi, hürriyetinizi elinizden almışlar..
Ve sizin gibiler destekleriyle bunları büyütüyorsunuz" dedim..
Kendisi dondu kaldı..
"Doğru söylüyorsun" dedi..
"Ama ben artık asla ayrılamam bunlardan" dedi..
Şimdi Değerli Dostlar 2009 yılındaki bu iş adamı ile aramda geçen konuşmayı niye anlatım sizlere..
Neden mi?
İşin ucu iki taraf içinde sonunda bir noktada menfaate dayanıyor da ondan..
Şimdilerde moda oldu diyorlar ya 
"Ben Cumhurbaşkanımız deşifre edinceye kadar bunları bilmiyordum..
Ben Allah rızası için bunların içlerindeydim..
Yeni tanıdım bunları"..
Bir çok insan buna inanabilir ama ben inanmıyorum
10 yıllarca içinde bulun, bu iş adamı gibi her türlü menfaati elde et, içlerinde hem Fetö'yü zengin et hem kendini..
Hiç sorgulamadan bizde İmama itaat vardır de..
Sonra iş baktı kötüye gidiyor Sn. Cumhurbaşkanımız bunların tüm ipliğini pazara çıkarıyor, bu Fetö'nün inlerine giriyor darbe üstüne darbe indiriyor..
Bu Fetö'cüler Kendini kurtarmak için "Ben masumdum, namaz kılmaya ibadet yapmaya gidiyordum onlara" de çık işin içinden..
Hadi ordan..
Hiç biriniz masum değilsiniz..
Bu Fetö’nün başı hain terörist başı tek başına mı bu kadar maddi güce ulaştı..
Bir çoğunuz bu iş adamı gibi kendinizi, dininizi menfaate sattınız..
Siz büyüttünüz bu hain canavar yapıyı..
İçlerinde her türlü yanlışlığı gördüğünüz halde maddi menfaatlerinizden dolayı sesinizi çıkarmadınız..
Bu hain örgütün içine hiç girmemiş hiç tanımayan bilmeyen bir insan "Ben bunları dini bir cemaat zannediyordum" dese inanırım da size asla inanmam..
Bazıları diyecekki hatta diyor da..
14 yıldır iktidarda olan siyasi iktidarın hiç mi suçu yok bunların bu kadar büyümesinde..
Evet burda bir itirafta bulunmamız gerekiyor..
Kendilerini Dünya'da ve Türkiye'de eğitim melekleri gibi kamufle eden bu hain örgüte karşı Rahmetli Erbakan hocamızın geçmişteki onca uyarılarına rağmen kendi içimizdeki bazı kişiler saflığımıza geldi dedi..
Bir çoğu doğruda söylüyorlar.. 
Erbakan hocalarının uyarılarını unuttular..
Ama Rahmetli Erbakan hocamızda dahil hiç kimse bunların gün geldiğinde haince, acımasızca ve şerefsizce halkın üstüne silahları, tankları, F16 ları doğrultup Meclisimizi bombalayıp, halkımızı canavarca bir hisle Tanklarla ezip, silahları Halka doğrultup kadın, erkek, çoluk çocuk demeden tarayıp 240 kişiyi şehit edeceklerini tahmini bırakın hayal dahi edemezdik, etmedik..
Rabbim bir gecede bu hain terörist başının ve hain, canavar yapının her şeyini ortaya çıkardı..
Rabbimize bu noktada ne kadar şükretsek azdır..
Ama burada bunların gerçek yüzünün ortaya çıkmasında sadece bir kişiyi takdir etmemiz gerekecek o da tüm Dünya mazlumlarının ve tüm İslam Aleminin umudu olan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'dır..
Sn. Cumhurbaşkanımız bunların hain bir yapı olduğunu ilk, yıllar önce Oslo görüşmelerinin bu hain yapı tarafından deşifre edilmesiyle açıklamıştır..
Ve o günden sonra düğmeye basmış ve bu hain yapının tüm kirli işlerini, ilişkilerini ortaya çıkarmaya başlamıştır..
Bakmayın o dönem Sn. Cumhurbaşkanımızın bunların hain olduğunu devleti ele geçirmeye çalıştıklarını o gün anladım dediğine..
Taktik icabı o şekilde söylemek zorundaydı..
İşe ilk bu hain yapının Dershanelerini kapatmakla başlamış, bu hain terörist başı ve hain yapı deşifre olmaya başlamıştır..
Bazıları şimdi diyecek ki peki Erbakan hoca bu kadar uyardığı halde neden bunların önünü açtı Erdoğan?
Aslında önünü açmadı..
İş göründüğü gibi değil..
Gizli bir satranç oynanıyordu..
Ben bile bu zamana kadar bu hain yapıya karşı Rahmetli Erbakan hocamızın söylediklerinden dolayı mesafeli durduysam..
Sn. Cumhurbaşkanımız mı mesafeli durmayacak onların ne olduğunu bilmeyecek..
Sn. Cumhurbaşkanımız her şeyi biliyordu ama bu hain yapıyla satrancı kuralına göre oynadı..
Sn. Cumhurbaşkanımız ilk Ak partiyi kurduğunda herkesi siyaseten kucakladı..
Herkesi, her şeyi biliyordu ama bilmezmiş gibi yaptı..
Ak Parti ve Devlet belirli bir güce ulaşıncaya kadar, iktidar olmaktan muktedir olmaya kadar olan dönemde bu hain yapıya müdahele etmedi..
En uygun zamanı bekledi..
İşi kuralına göre oynadı..
Ve sonunda başardı..
Zaten bu hain, canavar yapının başındaki hain terörist başı geçen aylarda yaptığı bir açıklamada, Erdoğan'ın Ak Partiyi ilk kurduğu zaman yanına geldiğini desteğini istediğini ve yanından ayrıldıktan sonra giderken asansörde yanındaki arkadaşına önce bunların hakkından geleceğiz dediğini ve Erdoğan ile aralarının hep soğuk olduğunu hayatında iki defa gördüğünü söyledi..
Bu açıklama Sn. Cumhurbaşkanımızın en baştan beri bunların ne olduğunu çok iyi bildiğinin ve zamanı gelince bunları bitireceğinin doğruluğunu ortaya koyuyor..
Bazıları yine diyecek ki yıllar önce bunların stadyumda bir programlarında Bu haini Türkiye'ye davet etmesine ne diyeceksiniz?
Cevabı basit..
O da bir taktikti..
Cumhurbaşkanımız bu hainin Amerika'dan emellerine ulaşıncaya kadar gelmeyeceğini çok iyi biliyordu..
Bir şekilde amaç o hain terörist başını Amerika'dan Türkiye'ye getirtmekti..
Ama belli etmiyordu bu hain terörist başına karşı gerçek düşüncelerini..
Ama gelmedi çünkü o hain terörist başı da Türkiye'ye geldiğinde Erdoğan'ın tepesine bineceğini ve kendisini bitireceğini çok iyi biliyordu..
Değerli Dostlar burada bir virgül koyalım..
Önümüzdeki günlerde kaldığımız yerden inşallah yazıma devam edeceğim..
Saygılarımla..
Allaha emanet olun...

 
Etiketler: Cumhurbaşkanımız, Fetöye, Karşı, Satrançı, Kuralına, Göre, Oynadı, (1)
Yorumlar
Haber Yazılımı