Yazı Detayı
03 Aralık 2017 - Pazar 08:05
 
Bu kumpasa sessiz kalamayız!
Fahrettin ALTUN
 
 

Önce Zarrab davasıydı, şimdi adı Mehmet Hakan Atilla davası oldu. Bu dava, şu anda Türkiye düşmanlarının ağzının suyunu akıtan, ellerini ovuşturmalarına neden olan kirli bir suç aleti konumunda.

 


Türkiye düşmanları bu davanın Türkiye aleyhine kullanılması için tam bir seferberlik havası içindeler. Ve doğrusu bunu yaparken davayı da içeriğinden bağımsız şekilde yansıtmaktan geri durmuyorlar.

 


Oluşturmaya çalıştıkları hava şu: Güya bu dava uluslararası bir mahkeme tarafından görülüyor ve bu davada Türkiye ve onun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yargılanıyor!

 

***

 

Gelelim gerçeklere. Bu dava siyasi saiklerle açılmış bir dava olmakla birlikte Amerikan devletinin ulusal hukuk mevzuatı esas alınarak hazırlanmış bir dava. Dava her yönüyle haksız ve siyasi bir dava olmakla birlikte, özünde İran'a yönelik ABD ambargosunun delinmesiyle ilgili bir dava.

 


Davadaki orijinal suçlamalar neler?

 


ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları ihlal etmek.

 


Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı ihlal edip İran ve İran kurumlarına para transferi yapmak.

 


ABD finansal kurumlarını dolandırmak.

 


Banka dolandırıcılığı ve kara para aklamak.

 


Davanın şaibeli hâkimi dava başlarken jüri üyelerine "Bu bir terör dava değil, ekonomik bir dava" dese de Türkiye düşmanları bu davayı bir terör ve yolsuzluk davası olarak yansıtmak için çabalıyor.

 


Bu davanın Türkiye'ye karşı kurgulanmış, Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için üretilmiş bir dava olduğu kuşku götürmez bir gerçek. Gelgelelim, Türkiye düşmanları bu dava üzerinden bir taşla birkaç kuş vurmaya çalışıyorlar.

 

***

 

Ne yaparlarsa yapsınlar beyhude.

 


Zira Türkiye açısından bu meselenin gayrı hukuki bir boyutu söz konusu değil.

 

Neden mi? Bunun için tam 10 gerekçe sıralayabilirim.


1. Türkiye uluslararası hukuka uygun şekilde davranmıştır.


2. ABD'nin ambargo kuralları sadece kendisini bağlar Türkiye'yi bağlamaz.


3. Türkiye BM ambargosuna sadık kalarak İran'la ticaretini sürdürmüştür.


4. Almanya ve Fransa'nın İran'la ticari ilişkilerini sürdürdüğü, makro projeler gerçekleştirdiği bir dönemde Türkiye'nin sınır komşusu İran'la ticaretini kesmesi düşünülemez.


5. İran Türkiye'nin en büyük enerji tedarikçilerinden biridir. Türkiye ABD'nin yaptırımını koşulsuz kabul ettiğinde enerji politikası bundan ciddi zarar görecektir.


6. Bu dava Türkiye'de FETÖ tarafından imal edilen illegal belgelere dayandırılarak açılmış, sahte deliller üzerine bina edilmiştir.


7. Delillerin ABD'li savcıların eline nasıl geçtiği soru konusudur. Söz konusu sahte delillerin elde ediliş şekli davayı özünde sakatlamaktadır.


8. Davanın hâkimi Richard Berman FETÖ ile ilişkisi ayyuka çıkmış biridir.


9. Bu davayı açan Preet Bharara adlı savcı 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ'den yana tavır almış biridir.


"Erdoğan rejimi Zarrab davasının polislerinin eşlerini tutukluyor" diye yazan ta kendisiydi.


10. Davanın tanıkları arasında Türkiye'de FETÖ mensubu oldukları gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı bulunan kişiler mevcuttur.


FETÖ ve CHP el ele vererek bu dava sürecini 2019 seçimlerine giderken bir fırsata çevirmeye çalışıyorlar.


Onlar için bu dava Erdoğan düşmanlığı sermayesini büyütmek için bir fırsat.
FETÖ ve CHP, bu dava üzerinden 17-25 Aralık'taki kalleş darbe girişimini yeniden hayata geçirmeye çalışıyor.

 


Türkiye, bu ülkenin lideri, bu millet bu kumpasa sessiz kalmaz. Bu kumpasın mimarlarına da, işbirlikçilerine de hesap sormasını bilir...

 
Etiketler: Bu, kumpasa, sessiz, kalamayız!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2017
Enseyi karartmayalım, işimize bakalım
16 Kasım 2017
CHP’nin Atatürk öfkesi dinmek bilmiyor
24 Temmuz 2017
Ama şimdi o solcu biraz, terörist demesek, beslesek...
22 Temmuz 2017
Basın özgürlüğü pek mühim bir değerimizdir
17 Temmuz 2017
Bize verilecek bir hesabınız var
12 Temmuz 2017
15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız
08 Temmuz 2017
Millete hep düşmandınız hâlâ da öylesiniz
06 Temmuz 2017
Başrolde FETÖ, yardımcı oyuncular Kılıçdaroğlu falan
03 Temmuz 2017
Protesto yürüyüşü değil, kalkışma hazırlığı
28 Haziran 2017
Biz tanklara siz millete karşı...
15 Haziran 2017
15 Temmuz davaları ve FETÖ’nün hain planı
14 Haziran 2017
Aman dikkat! Sermayemizi batırmaya çalışıyorlar
12 Haziran 2017
Bunu unutma Cengiz Çandar
08 Haziran 2017
Türkiye Katar krizine nasıl bakmalı?
07 Haziran 2017
Bu ne biçim iş?
03 Haziran 2017
Şu küresel hengâme ve biz
31 Mayıs 2017
Akif Emre’nin ardından
27 Mayıs 2017
Avrupa’nın Yeni Türkiye’ye uyum süreci
22 Mayıs 2017
AK Parti’nin değişim mecburiyeti
06 Nisan 2017
Sokma akılla buraya kadar
03 Nisan 2017
Korkmak yok yola devam
29 Mart 2017
‘Hayır’cıların temsil krizi
27 Mart 2017
Aşırı sağın Türkiye şubesi Kemal Kılıçdaroğlu
23 Mart 2017
Bu millet bu ülkeyi size yedirmez
22 Mart 2017
Avrupa’daki vatandaşlarımızın seçim güvenliği
16 Mart 2017
Hollanda’nın barbarlığı bize neyi öğretti?
15 Mart 2017
İşte CHP’nin gerçek yüzü
13 Mart 2017
Yeni Avrupa faşizmi
26 Aralık 2016
Türkiye hem sahada hem masada olunca...
22 Aralık 2016
Mücadelenin yeni kuralları
21 Aralık 2016
Rus büyükelçi neden öldürüldü?
10 Aralık 2016
Yeni Amerikan politikası
08 Aralık 2016
CHP’de yönetim değişikliği mi?
01 Aralık 2016
Dini cemaatin yeri devletin rolü
24 Kasım 2016
İdeolojik dönüşümden kurumsal dönüşüme
23 Kasım 2016
Ekonomik kriz yaygaracılarının derdi ne?
21 Kasım 2016
Esrik devenin çulu eğri gerek
17 Kasım 2016
CHP ya şimdi konuşsun ya da ebediyete kadar sussun
16 Kasım 2016
Avrupalılar kendi derdine yansın
14 Kasım 2016
Boğaziçi Üniversitesi Antarktika’da mı?
10 Kasım 2016
ABD’de darbe olur mu?
09 Kasım 2016
O zaman neredeydiniz, ey duyarlı Cumhuriyet okurları?
07 Kasım 2016
Ne olacak bu Amerika’nın hali?
03 Kasım 2016
Ne haddini bilirsin ne kendini!
31 Ekim 2016
Bu kavga Batıcılarla yerlici ve millici olanlar arasında
29 Ekim 2016
Taç giyen baş akıllanır!
20 Ekim 2016
İyisi mi sen yine sus
19 Ekim 2016
Amerikan rüyasından uyanma vakti
17 Ekim 2016
Türkiye’nin Musul operasyonuna bakışı
15 Ekim 2016
Şarlatanın canı darbe çekmiş
13 Ekim 2016
Bizimkisi bir özgürleşme hikâyesi
12 Ekim 2016
Erdoğan’ın “küresel apertheid”a cevabı
05 Ekim 2016
Şimdi yavaşça o kafayı kumdan çıkar
03 Ekim 2016
Bu kimin savaşı Kemal Bey?
01 Ekim 2016
Kemalistlerin pek garip halleri
29 Eylül 2016
Amerika için endişeliyim
28 Eylül 2016
Bak sen şu tesadüfe
24 Eylül 2016
Bu tarihsel fırsat kaçmasın
22 Eylül 2016
FAHRETTİN ALTUN Tayyip Erdoğan değil mi o?
21 Eylül 2016
Efsunlu Amerika
19 Eylül 2016
Suriye’de ne oluyor?
15 Eylül 2016
John Bass de Cumhuriyet’i çok sevdi!
14 Eylül 2016
Kayyım değil kayyum, kayyum!
07 Temmuz 2016
Biz buradayız, burada olacağız
02 Temmuz 2016
Mesele şiraze, o kayan şiraze
30 Haziran 2016
Türkiye kimin hesabını bozuyor?
29 Haziran 2016
Önce İsrail, sonra Rusya: Neler oluyor?
27 Haziran 2016
Ne Türkiye eski Türkiye, ne AB eski AB
24 Haziran 2016
Diyelim Bese Hozat yakalandı...
22 Haziran 2016
Bu nasıl Batıcılık?
20 Haziran 2016
Kıpraşıyor kıpraşmakta olan
17 Haziran 2016
Geçti Bor'un pazarı...
11 Haziran 2016
Öfkeli şirin:Orhan Pamuk
09 Haziran 2016
Hâlâ böyle mi düşünüyorsun?
26 Mayıs 2016
MHP’yi neler bekliyor?
18 Mayıs 2016
AK Parti'de sürpriz olur mu?
Haber Yazılımı